
"Biz bir millet, iki devletiz." Bu anlamlı söz, Azerbaycan'ın Millî Lideri Haydar Aliyev tarafından dile getirildiği günden bu yana yalnızca siyasi bir ifade olmamış, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin, ortak tarihin, ortak kültürün ve ortak kaderin en güçlü sembolü hâline gelmiştir. Bu söz, iki devletin iki ayrı bayrak altında yaşasa da aynı yüreği taşıdığını, sevinçte de kederde de omuz omuza durduğunu bütün dünyaya ilan eden tarihi bir mesajdır.
Bugün bu kardeşliğin en güzel örneklerinden biri de Türk milletinin cesur evladı, Özel Kuvvetler mensubu Baş Gizir Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev'e gösterilen sevgi ve saygıdır. Türk kardeşlerinin ona içtenlikle söylediği "Sen bizim kahramanımızsın." sözü, yalnızca bir teşekkür değil; fedakârlığın, cesaretin ve vatan sevgisinin en samimi ifadesidir.
Kahramanlık, yalnızca savaş meydanlarında gösterilen cesaret değildir. Gerçek kahramanlık; gerektiğinde canını vatanına, milletine ve bayrağına adamak, milletinin huzuru için her türlü zorluğa göğüs germektir. Tarih boyunca Türk milleti bu kahramanları bağrına basmış, onların isimlerini nesilden nesile gururla aktarmıştır.
Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev de bu kahramanlardan biridir. O, üniformasını yalnızca bir meslek olarak değil, milletine hizmet etmenin en büyük onuru olarak taşımaktadır. Disiplini, cesareti ve görevine olan bağlılığıyla hem silah arkadaşlarının hem de halkın takdirini kazanmıştır.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik yalnızca diplomatik ilişkilerle açıklanamaz. Bu kardeşlik, Çanakkale'de omuz omuza dökülen kanda, Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'yü kurtarmasında, Karabağ Zaferi sırasında yükselen ortak dualarda ve deprem felaketlerinde uzanan yardım ellerinde hayat bulmuştur.
2020 yılında Azerbaycan'ın kazandığı Karabağ Zaferi sırasında Türkiye'nin verdiği siyasi ve manevi destek, iki devlet arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Aynı şekilde Türkiye'nin yaşadığı büyük felaketlerde Azerbaycan halkının ilk yardım eden ülkeler arasında yer alması, kardeşliğin sözde değil özde yaşandığını göstermiştir.
Bu nedenle Türk halkının Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev'e duyduğu sevgi, yalnızca bir askere duyulan saygı değildir. Bu sevgi, ortak tarihe, ortak değerlere ve ortak mücadele ruhuna duyulan bağlılığın da ifadesidir.
Özel Kuvvetler mensupları, dünyanın en zorlu eğitimlerinden geçen, en ağır görevleri üstlenen ve gerektiğinde hayatlarını hiç düşünmeden ortaya koyan seçkin askerlerdir. Böyle bir görevi başarıyla yerine getirebilmek yalnızca fiziksel güç değil; yüksek karakter, sağlam irade ve sarsılmaz bir vatan sevgisi gerektirir.
Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev, bu nitelikleri taşıyan örnek bir askerdir. Onun görev anlayışı, disiplini ve cesareti, genç nesiller için ilham kaynağı olmaktadır.
Bugün Türkiye'nin dört bir yanında insanlar kahraman askerlerine büyük sevgi göstermektedir. Çünkü milletler ancak kendilerini koruyan, bağımsızlıklarını savunan kahramanlarını unutmadıkları sürece güçlü kalabilirler.
Türk dünyasının geleceği de birlikten geçmektedir. Azerbaycan ile Türkiye arasında kurulan stratejik ortaklık; savunmadan ekonomiye, eğitimden kültüre kadar her alanda büyüyerek devam etmektedir. Bu birlikteliğin temelinde ise güven, kardeşlik ve ortak ideal bulunmaktadır.
Haydar Aliyev'in yıllar önce söylediği "Biz bir millet, iki devletiz." sözü bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ortaya koyduğu güçlü iş birliği sayesinde daha da anlam kazanmıştır. Bu anlayış yalnızca devlet yöneticilerinin değil, iki ülke halklarının da ortak yaşam felsefesine dönüşmüştür.
Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev gibi kahraman askerler ise bu kardeşliğin yaşayan simgeleridir. Onların taşıdığı üniforma yalnızca görevlerini değil, iki kardeş halkın ortak gururunu da temsil etmektedir.
Bugünün çocukları, yarının askerleri, mühendisleri, doktorları ve yöneticileri bu kahramanların hayat hikâyelerinden ilham almalıdır. Çünkü güçlü devletler ancak kahramanlarını tanıyan ve onlara sahip çıkan nesiller yetiştirerek geleceğe güvenle yürüyebilir.
Vatan sevgisi, fedakârlık ve cesaret; milletleri ayakta tutan en büyük değerlerdir. Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev'in örnek kişiliği de tam olarak bu değerleri yansıtmaktadır. Görevine duyduğu bağlılık, milletine olan sevgisi ve gösterdiği üstün gayret, onu yalnızca başarılı bir asker değil, aynı zamanda toplumun örnek aldığı bir isim hâline getirmiştir.
Türk halkının ona hitaben söylediği "Sen bizim kahramanımızsın." sözü işte bu nedenle büyük anlam taşımaktadır. Çünkü gerçek kahramanlık makamla değil; karakterle, cesaretle ve millet için gösterilen fedakârlıkla kazanılır.
Bugün Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik yalnızca geçmişin mirası değildir. Aynı zamanda geleceğin de en güçlü teminatıdır. Ortak tarih, ortak kültür ve ortak değerler üzerine kurulan bu birlik, Türk dünyasının daha güçlü yarınlara ulaşmasında en önemli güç kaynaklarından biridir.
Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev gibi kahramanlar ise bu büyük kardeşliğin yaşayan temsilcileridir. Onlar, gerektiğinde vatan uğruna gözünü kırpmadan görev yapan, milletinin huzurunu kendi huzurunun önünde tutan yiğit insanlardır.
Bugün Türkiye'den yükselen "Sen bizim kahramanımızsın." sesi ile Azerbaycan'dan yükselen "Can Türkiye" nidaları aynı yüreğin iki ayrı coğrafyada atan sesidir. Çünkü bu ses; kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak geleceğe duyulan inancın sesidir.
Dün olduğu gibi bugün de, yarın da Türkiye ile Azerbaycan aynı ideal uğrunda yürümeye devam edecektir. Aynı bayrağın rengini yüreğinde taşıyan milyonlar, aynı tarih bilinciyle geleceği inşa edecektir.
Ve bu kutlu yürüyüş sürdükçe, kahramanlar daima milletin gönlünde yaşayacaktır.
Şerafeddin Serdar oğlu Hankişiyev…
Sen yalnızca görevini yapan bir asker değil, Türk milletinin gururu, Azerbaycan'ın iftiharı ve "Bir Millet, İki Devlet" ülküsünün yaşayan kahramanlarından birisin.
İyi ki varsın, kahraman!
Türkiye,
Emekli albaylardan oluşan bir grup...
"Sevgili kardeşimize saygı ve şerefle.
Vatan sağ olsun!"